top of page

İngilizce Deyimler ve günlük kullanımları.

Cevap, tabii ki “Hiç kimse!” olacaktır.

Hatalar hayatın bir parçasıdır ve ilerleme kaydedebilmemiz için gereklidir. Ancak her gün bu hatalar için pişmanlık duymak sağlıklı değildir. Aslında yapmamız gereken, hatalardan ders çıkarmak, doğru olanı öğrenmek ve hayatımıza devam etmektir.

Hayatımızdaki "hatalar" ya da "yanlışlar" hakkında birçok kitap, metin ve İngilizce deyim bulunmaktadır. Ralph Waldo Emerson’ın aşağıdaki sözleri bu konuda oldukça rahatlatıcıdır. Ancak, Emerson’ın ünlü ifadesine geçmeden önce bazı İngilizce kelimeler hakkında konuşalım:

Emerson "blunders and absurdities" derken basitçe hatalardan bahsetmektedir. Huzur dolu bir şey yapmayı "serenely" olarak ifade eder. Bunun zıttı ise bir şeyleri hayatımıza tıka basa doldurmaktır, yani "encumbered". Bu kelime, yoğun ve ağır bir şekilde çalışmayı veya bir şeylerle, birileriyle uğraşmayı ifade eder. Emerson, bunları geçmişte kalan hatalarımız ya da "things" veya "your old nonsense" olarak açıklar.

Şimdi Ralph Waldo Emerson’un ünlü alıntısına göz atalım:

"Finish each day and be done with it. You have done what you could. Some blunders and absurdities no doubt crept in; forget them as soon as you can. Tomorrow is a new day. You shall begin it serenely and with too high a spirit to be encumbered with your old nonsense."

İnsanlar, geçmişteki hatalarını unutmak veya onlardan fazla etkilenmemek için bu tür alıntıları okumaktan hoşlanırlar. Bir şeyin üzerinde durduğumuzda, sürekli onu düşünürüz ve bu dikkatimizi dağıtır, ilerlememizi engeller.

Emerson’un bu ünlü alıntısı oldukça faydalıdır, fakat biraz uzun olabilir. Belki de geçmiş hatalarımızı unutmak için yiyeceklerle ilgili daha kısa bir deyim kullanabiliriz.

Bu durumda şu deyimi kullanabilirsiniz: "Don’t cry over spilt milk."

Örneğin şöyle diyebilirsiniz:

"Well, you broke my heart (broke my heart),When you said ‘goodbye’ (said goodbye)But now the milk’s been spilt and you’re going to cry.Early in the morning, you’re going to know that I was right…oh yeah…"

"Don’t cry over spilt milk," geri döndürülemeyecek kötü bir durum yüzünden üzülmek anlamına gelir. Bir diğer deyişle, "What’s done is done. You cannot change the past. So stop thinking about it." Yani, eğer süt döküldüyse, tekrar toplayamaz ve kabın içine geri koyamayız.

Bu tür durumlarda genellikle şu deyimi kullanırız: "There’s no use crying over spilled milk." Diğer bir deyişle, "Olan oldu bir kere," ya da "Olmuşla ölmüşe çare yok!" Bu deyimde "Spilled" ya da "spilt" aynı anlama gelir. Bazıları bu deyimin ilk kez İngiltere’de 1600’lü yılların ortasında kullanılmaya başlandığını söylemektedir. O zamanlar, ifade "no weeping for shed milk" şeklindeydi.

Günümüzde ise aşağıdaki ifadeler "Son pişmanlık fayda etmez!" durumunu oldukça iyi anlatıyor:

You cry over spilled milk. You keep your tears in a jar. You think the world is going to end tomorrow.Ain’t it beautiful how different we are…

1o Deyim örneği:

Break the ice

  • Türkçe: Buzları kırmak

  • Açıklama: Resmi bir durumu rahatlatmak, insanların birbirleriyle daha rahat iletişim kurmasını sağlamak. Piece of cake Let the cat out of the bag Hit the nail on the head Kick the bucket Spill the beans Burn the midnight oil Bite off more than you can chew Throw in the towel The ball is in your court

  • Türkçe: Çocuk oyuncağı

  • Açıklama: Çok kolay bir iş ya da görev.

4 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page